Komik Haberler (4)
Yayınlanma Tarihi August 9th, 2006 in KOMİK.
ünlülerden Hazır cevaplar…
Sokrates…
Filozof Sokrates ve esi bir turlu iyi gecinemezlermis. Bir gun esi Sokrates’e verip veristirmis, agzina geleni soylemis. Bakmis kocasi hicbir tepki gostermiyor, bir kova suyu alip basindan asagi bosaltmis.
Sokrates: “Bu kadar gök gurultusunden sonra bir sagnak zaten bekliyordum” demis.
Shaw ve Churchill…
Bernard Shaw ile Churchill hic gecinemez ve sik sik birbirlerini ignelermis. Bernard Shaw, oyununun ilk gecesinde, oyuna Churchill’i davet etmiş ve iki davetiyeye de bir pusula ilistirmis:
“Size iki davetiye gonderiyorum. Bir dostunuzu alip gelebilirsiniz.
Tabii dostunuz varsa.”
Churchill lâfın altında kalır mi, hemen cevap gondermis:
“Maalesef o gece baska bir yere soz verdigim icin oyununuzu seyretmeye gelemeyecegim. Ikinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece oynarsa.”
Eflatun…
Bir gun Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamis ve siddetle azarlamis. Talebesi:
“Iyi ama ben cok az bir parasina oynuyordum” diye itiraz edecek olunca Eflatun cevap vermis:
“Ben seni kaybettigin para icin degil, kaybettigin zaman icin azarliyorum.”
Yavuz Sultan Selim, bircok Osmanli padisah gibi sefere cikacagi yerleri gizli tutarmis. Bir sefer hazirliginda, vezirlerinden biri israrla seferin yapilacagi ulkeyi sorunca,
Yavuz ona:
- Sen sir saklamayi bilir misin? diye sormus. Vezir:
- Evet hunkarim, bilirim dediginde, Yavuz cevabi yapistirmis:
- Bende bilirim.
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarinda ilerlerken, kesfe gonderdigi askerlerden biri huzuruna gelip telasla:
- 300 bin kisilik dusman ordusu bize dogru yaklasiyor, der.
Alparslan hic onemsemeyerek soyle der:
- Bizde onlara yaklasiyoruz.
Bir filozofa sormuslar:
“Şansa inanir misiniz?” Filozof :
“Evet, yoksa sevmedigim insanlarin basarisini neyle aciklardim.”
FIRINA SAKLANAN HAVAİ FİŞEKLERLE MUTFAĞI HAVAYA UÇURDU
Sarhoş bir Amerikalı, fırına saklanan havai fişekleri unutup fırında lazanya pişirmeye kalkınca, tüm mutfağın havaya uçmasına neden oldu.
Olay, Montana eyaletinin Kansas City kentinde 4 Temmuz ABD bağımsızlık bayramı öncesinde cereyan etti.
Evinin bahçesinde parti düzenleyen 28 yaşındaki Amerikalı ve arkadaşları, fazla miktarda alkol alarak sarhoş olduktan sonra havai fişek patlatmaya başladı. Gürültünün geç saatlere kadar devam etmesinden rahatsız olan komşuların polis çağırması üzerine, gruptaki gençlerden biri havai fişeklerin bir bölümünü mutfaktaki fırına sakladı.
Partinin dağılmasından sonra gece saat 03.00′te karnı acıkan ev sahibi, buzdolabından çıkardığı lazanyayı fırına yerleştirdi ve ateşleme düğmesine bastı.
İtfaiye yetkilileri, kısa süre sonra meydana gelen patlamada tüm mutfağın havaya uçtuğunu, fırının ise bahçeye fırladığını belirtti.
Olayda, kırılan camlarla yaralanan ev sahibinin dışında ölen ya da yaralanan olmadığı ifade edildi.
ESKİ SEVGİLİLER, KÖPEK YÜZÜNDEN MAHKEMELİK OLDU
Fransa’da bir kişi, ayrıldığı sevgilisinden ”Mozart” adlı köpeği geri alabilmek için mahkemeye başvurdu.
Liberation gazetesinin haberine göre, Fransa’nın Vichy kentinde görülen davada, Sevgililer Günü’nde kız arkadaşına hediye olarak verdiği ve ”çocuğu gibi” gördüğü köpeği geri almak isteyen Gilles adlı kişi, köpeğini, sevgilisinden ayrıldığından bu yana göremediğini kaydetti.
Gilles’in 6 yıl beraber olduğu Valerie ise 5 yaşındaki köpeğin kendisine hediye olarak verildiğini belirterek, ”Verilen hediye sonsuza dek hediye olarak kalır” dedi.
Mahkemenin, davayla ilgili kararı iki hafta içinde vereceği kaydedildi.
PENGUENLERİN ÖYKÜSÜ
* Antartika ‘da uzun kutup gecesi gunesin ufuktan yukselmesiyle biter ve alti ay surecek gunduz baslar.
* Cok gecmeden smokinlerini giymis penguen suruleri , kisa bacaklari uzerinde hoplayarak ilerlemeye baslar. Onlerinde yurumeleri gereken yuzlerce kilometre buzlu yol vardir.
* Ve onlar 1 adimda yalnizca 10 cm ilerleyebilir.
* Ama dakikada 120 adim atarlar.
* Yurumekten yorulunca da beyaz gogusleri uzerine yatip bacaklarini bir kurek gibi kullanarak kizakla kayar gibi yol alirlar.
* Hedeflerine varinca bir cukur kazarlar * Cevresine tastan bir duvarcik cevirirler * Ve cukurun icine girerek beklemeye baslarlar.
* BEKLEDIKLERI SUDUR: gunesin kendilerine erkek yada disi olduklarini bildirmesi. O zamana kadar cinsiyetlerinden haberleri yoktur.
* Gunes isigi , cinsiyet bezlerini harekete gecirir. Ve hormonlardan biri daha fazla salgilanmaya baslar. Cinsiyetlerinin ne oldugunu ancak o zaman anlarlar.
* Eger disiyse cukurda kalir, ama erkekse yapacak cok isi vardir.
* Penguen geleneklerine gore , gagasina bir tas alarak torenle disinin onune koyar. Oralarda tas cok nadir oldugundan bundan daha mukemmel bir dugun hediyesi yoktur. Sayet disi tasi kaldirir ve egilip kalkarsa erkek disiyi tavlamistir.
* Fakat tas oldugu yerde kalirsa erkek penguen baska bir kiz arar.
* Bazen iki erkegin ayni disiye goz koyduklari olur. Bu durumda taslari bir kenara birakip birbirlerinin uzerine atilirlar. Kanatlariyla birbirlerine dakikada tam 200 tokat atarlar.
* Arada durup dinlenme kuralida olan dovus , taraflardan biri yorulup cekilinceye dek surer. Bu dovuslerde yasamini yitiren olmamistir.
* Erkeklerle disi birbirini bulduktan sonra yorulmak bilmeden tas biriktirme isine baslarlar. Isin kolayini secen penguenler komsularinin tas kumelerinden tas calarlar. Yakalaninca da kendilerini savunmaya gerek gormeden cezalarini cekerler.
* Gunes isinlari penguenleri daha cok isitmaya baslayinca ask oyunlari baslar. Bazi ciftler saatlerce karsilikli olarak egilip kalkarlar. Bazilari ise baslarini saga sola dondurup kendilerini begendirmeye calisirlar.
* Disi yumurtladiktan sonra yuvadan ayrilamaz. Cunku iri martilar yumurta ve yavrular icin buyuk bir tehlikedir. Kulucka suresince anne ve baba yemek bile yemezler. Ancak yavrular ciktiktan sonra baba penguen balik tutmaya gidebilir. Yuruyemeyecek duruma gelene kadar midesini doldurur. Yuvada gagasini ardina kadar acarak yavrulari besler.
* Yavrular on dort gunluk olunca cocuk bahcesine gonderilirler.20 kadar nine ve dede penguen burada 120 ciftin yavrularinin bakimini uslenmislerdir. Anne ve baba penguenler yiyecek bulurlar ve ayrim yapmaksizin tum yavrulari beslerler.
* Yuzmek penguenlerin en buyuk zevklerinden biridir. Penguenler yuzmeyi bu denli sevseler de hicbiri denize ilk giren olmak istemez. Yuzlercesi kiyiya toplanir kanat cirparak birbirlerini suya itmeye calisirlar.
* Bu kayginin nedeni fok baliklaridir.
* Yavru penguenler yeterince buyuyunce yuzme dersleri almaya baslarlar. Bu is yine nine ve dedelere duser. Bir suru yavruyu yanlarina alarak deniz kenarina goturur ve yuzme sanatinin inceliklerini bir bir ogretirler.
* Mart ayi gelinceye kadar , yuzmeyi , dalmayi , balik tutmayi , yurumeyi kisacasi bir penguenin bilmesi gereken her seyi ogrenmis olurlar.
* Cok gecmeden Antarktika yazi sona erer. Kisin gelisiyle penguenlerin cinsel guduleri de soner. Artik penguenler icin kisi gecirecekleri yerlere yurume zamani gelmistir.
* Yuz binlerce penguenden olusmus suru , gurultuyle yol aldikca ,arkada biraktiklari kiyi alti ayligina sessizlige ve karanliga gomulur.
DÜRÜST ADAMIN SONU
Herkesin hirsiz oldugu bir ülke varmis” diye baslar Italo Calvino’nun “Kara Koyun” adli öyküsü.
Ama istisnasiz herkesin. Gece olunca, insanlar maymuncuklarini ve fenerlerini yanina alir ve komsusunun evini soymaya gider. Gün dogarken geri döndüklerinde yüklerini almislardir. Ama her seferinde kendi evlerini de soyulmus bulurlar. Italo Calvino’nun Numbers in Darkness adli eserinde geçer bu öykü. Ülkede herkes çok mutludur, kimse kaybetmez,çünkü herkes birbirinden çalar ve bu dolasim, son kisi ilk kisiden çalana kadar sürer. Bir gün, nasil olmussa, dürüst bir adam ortaya çikar. Gece oldugunda, çanta ve fenerle disari çikmaktansa evinde kalip roman okumayi tercih eder.
Hirsizlar geldiginde ise evde isik yandigini görüp soymak için içeri girmezler.Ve bu durum bir süre devam edince, ahali bir konunun açikliga kavusmasini ister: “Çalismadan yasamaksenin tercihin, ama baskalarini bir sey yapmaktan alikoymaya hakkin yok.” Bunun üzerine dürüst adam, geceleri evinden çikar, fakat hiçbir sey çalmaz. Döndügü zaman evini hep soyulmus bulur.
Ve bir haftadan daha az bir sürede, yiyecek tek bir seyi kalmaz. Dürüst adam soygun yapmadigi için soyulmayanlar digerlerine göre daha zenginlesmekte ve artik çalmak istememektedir. Dahasi, dürüst adamin evi de artik bombos oldugu için o evi soymaya gidenler de yoksullasmaktadir. Zenginler, kendileri için soygun yapmak üzere maasli hirsizlar tutmaya baslar.
Zengin fakir ayrimi giderek çogalir. Zenginler mallarini korumak için polis teskilati ve hapishane de kurarlar. Birkaç yil geçtikten sonra, artik kimse soymaktan ve soyulmaktan söz etmemektedir, sadece zengin ve yoksul vardir; Ama hâlâ hirsizlik yapmaktadirlar.
Tek dürüst adam ise daha isin basinda açliktan ölmüstür.
KIZLAR NE ZAMAN BIRAKILMALI
Bazı şeyler artık bana yetmiyo (Bırak)
Annem seninle tanışmak istiyo (Bırak)
Babam seninle tanışmak istiyor (Bırak)
Kendimi asmak istiyorum (Bırak)
Bu gün kendimi yorgun hissediyorum (Bırak)
Uçur beni (Bırak)
Hadi yiğidim aslanım kalem kaşlım (Hemennnnnn)
Yaa bu ayki Tel faturamı sen ödesen (Düşünme bile)
Pelin in erkek arkadaşının arabasını gördün mü (Neee bırak tabi)
Bendemi o kıyafetten alsam (Koşarak uzaklaş)
Sinemamı olmaz ya günümüzü sinema ile berbat etmiyelim ama sen bilirsin (Bırak bırak bırakmakla kalma tokat at)
Evlenirsek ben ütü ve çamaşır olayına girmem (Bırak imkanın, varsa kafa at yere düşerse tekme ile devam et)
Ayyy bu kıyafet sana hiç yakışmamışşşşşş (Sus ve başka bir tarafa doğru ıslık çalarak yürümeye başla)
Şakaların batıyoooooooooooo (Uçan tekme at)
Diş etlerimde iltihaplanma çıktı öpüşmeyelim bir süre olurmu hayatım (Döner tekme at midesine)
Cep telefonunu çaldırır kapatırsa (Polis karakoluna yönlendir, bırak)
Hayatım ben makyajımı yapıp aşagıya inicem diyip 2 saat gecikiyosa (Gözüne parmağını sok)
Burnumu biraz kaldırsam mı (Kulağını ısır)
Siz erkekler futboldan ne anlıyorsunuz (Koşarak omuz at)
Özür dilerim geciktim (Sopa varsa etrafta sopa ile kovala yoksa taş bul gerisini bırak içindeki hayvan bitirsin)
Komik ayakkabılar giyiyorsa (Ben karışmıyorum bu kısma isteyen istediğini yapsın)
Eski erkek arkadaşımla bir yemek yesem ne olurki hem bana önemli bir sey söliyecekmiş çok merak ettim (Son sözlerin mi, mezartaşı için biraz uzun oldu da…)
Başkalarının hikayelerini dinleyipte siz erkekler çok hayvansınız derse (Kafa göz dal ben suçu üzerime alırım)
Evlenince ben senin ayağına basıcam (Öyle bir tokat atki Allahı şaşsın)
Şu anda seninle konuşamam evde misafirler var (Dürbünlü tüfekle vur 250 metreden)
Ay sıkıldım çıkalım bu filmden (Patlamış mısırların hepsini zorla yedir)
Sevgililer gününde sana ayı alırsa (Kafaderisi kemerini süslesin veya postu şömineni)
Hayır o arkadaşınla görüşmeni istemiyorum (!!!!!!)
Ağzı açık yemek yediği zaman (Masayı fırlat sandalyeyi kır kafasında)
ALO KOCACIM NABER (!!!!evlenmeden hele aman amannnnnnnnn. bırak bırak hatta bırakma kaç…..)
TEPKİLER
Klasik tepki: “Sıraya geç kardeşim.”
Neoklasik tepki: “Şeker kardeşiim sıraya geçiver.”
Realist tepki: “Sıra var.”
Sürrealist tepki: “Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay’da bak bir daha yapabiliyorlar mı?”
Romantik tepki: “Beyefendi galiba sırayı görmediniz.”
Modern tepki: “Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa’da…”
Postmodern tepki: “Sırana geç lan ayı!”
Uzlaşımcı tepki: “Acelesi olmasa öne geçmezdi, üzmeyin garibi…”
Devrimci tepki: “Altyapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek.”
Kaderci tepki: “İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür.”
Felsefeci (septik kuşkucu) tepki: “Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir.”
Kantçı tepki: “Efendim, algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur.”
Kötümser varoluşçu tepki: “Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek.”
İyimser varoluşcu tepki: “Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor.”
Hümanist tepki: “İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz.”
TÜKETİCİ ŞİKAYETLERİ
Beyaz esya üreticisi firmalarin isinin en zor oldugu ülkelerden biri Türkiye. Çünkü kullanim kilavuzunu rafa kaldiran bazi tüketiciler hayal gücünün sinirlarini zorlayarak ürünleri bambaska amaçlarla kullaniyor.
- Erzincan’da asiri sicaklardan bunalan bir ev hanimi raflarini çikardigi buzdolabinin içine minder koyarak oturmus. Kapisi açik kalan buzdolabinin kompresörü bozulunca “Iyi sogutmuyor” diyerek üründen sikâyetçi olmus.
- Diyarbakir’da fritöz alan bir müsteri, ürünün ilk kullanimda eridigini görünce Arçelik bayiinin yolunu tutmus. Büyük bir hirs ile içeri giren müsteri, elindeki erimis fritözü göstererek kendisine arizali mal satildigini söylemis. Fritözü gören satis görevlisi nasil kullandigini sorunca adam anlatmis; “Ocagi yaktim, fritözü üzerine koydum. Içine yag koydum. Ama yanmaya, erimeye basladi.” Satis görevlileri müsteriyi kusur kendisinde oldugu için ürünü degistiremeyeceklerine ikna etmekte oldukça zorlanmis.
- Bulasik makinesi her ise yarar Servis elemanlari Türkiye’nin dört bir yanindan gelen “Bulasik makinem tabaklari, bardaklari çiziyor yada su bosaltmiyor” sikâyetlerini incelemek için gittikleri evlerde müsterilerin ispanak,lahana gibi yikanmasi zor sebzeleri bulasik makinesinde yikadiklarini, hatta salça yapmak için domatesleri bulasik makinesinde yumusatanlar oldugunu görünce soke olmuslar. Sebzelerdeki kumun, su çikis borularini tikadigi ya da makinenin içinde kalarak bulasiklari çizdigi, bunun da arizaya yol açtigi ortaya çikmis.
- Mersin’de son model bir ütü alan tüketici, elektrikler kesilip isi yarim kalinca elektriksiz ütü yapmanin yöntemini kesfetmis! Ütüyü ocakta isitarak isine devam etmek isteyen ev hanimi, ütünün gövdesinin yanmasi üzerine bayiye basvurarak, ütünün degistirilmesini istemis.
- Sanliurfa’da bir müsteri, satin aldigi mikrodalga firinda yumurta kaynatmayi denemis. Deneme basinç nedeniyle yumurtanin patlamasiyla sona ermis. Mikrodalga firinin infilak etmemesi sans olarak degerlendirilirken müsteri, “Yumurta bile kaynatamiyor. Bu firini ne yapayim? Parami geri verin” diyerek bayiye firini iade etmeye kalkmis.
- Mersin’de firinin içinde elbisesinin yandigini söyleyen bir müsteri teknik servisi çagirmis. Elbisenin yanarak firinin içine yapismasindan mustarip tüketiciye, firininda sadece yemek pisirmesi önerilmis. Firinin içinde çamasir kurutma vakalarina siklikla rastlayan servis elemanlari ayrica çok sayida beyaz esya sahibinin firinlarinin içini mutfak dolabi olarak da kullandigina tanik olmus. Içinde unutulan seker, elbezi, mutfak önlügü gibi malzemelerin yanmasi sonucu firinlarin kullanilamaz hale geldigi belirlenmis.
- Diyarbakir’da ise buzdolabinin içini aydinlatan isigi yetersiz bulan bir vatandas, içine birkaç mum yerlestirerek kendince sorunu çözmüs. Ancak mum buzdolabinin tavan kismini yakinca üründen sikâyetçi olmayi ihmal etmemis
- Istanbul’daki bir müsteri de kettle’inin (su kaynatici) eridigi sikâyeti ile servise basvurmus. Kettle’in elektrik ile çalistigini bilmeyen müsterinin ocagin üzerine su isiticisini koyarak suyu isitmaya çalistigi anlasilmis. Ocaktaki atesin erittigi kettle’in yenisi ile degistirilmesinde müsteri çok israrci olmus. Istanbul’daki baska bir müsteri de elektrikli karistiriciyi tencerenin içinden çikarmadan yemek pisirmis. Alet eriyince de sikayetçi olmus.
- Güneydogu Anadolu Bölgesi’ndeki tüketici toplantisinda bir kisi, buzdolaplarinin sebzeliklerinin daha büyük olmasi gerektigini söylemis. Bu talebinin nedeni soruldugunda, “Yaz aylari çok sicak geçiyor. Ayakkabilarimizi içine koyup sogutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa daha çok ayakkabi sogutabiliriz” yanitini vermis.
KADINLARIN ÜSTÜNLÜKLERİ
bayanlar üstünlüklerini yazmışlar… erkeklerde parantez içinde cevaplarını eklemişler…
(bayanlar kusura bakmasın, komik tarafları var!!)
1- Sigaradan sararmis biyiklarimiz yok…(Valla ben de biyiksizim. Cevremdeki erkeklerin çogu biyiksiz. Biyikli olanlarin da çogu sigara içmiyor…)
2- Arabamizin yolda patlayan lastigini degistirmeyi bilmesek de olur. (Arabalar hakkinda bilmediginiz yegane sey lastik degistirmek mi ???)
3 - Pantolon giymek bizim için fizyolojik olarak en az etek kadar rahattir. (Bizim zorlandigimizi kim söyledi ki?..)
4 - Kisiligimiz kullandigimiz arabanin beygir gücü ile dogru orantili olarak degismiyor. (Haklisiniz…Sizin kisiliginiz beraber oldugunuz erkegin cüzdan gücü ile degisiyor…)
5 - “Damsiz Girilmez” sözcügü bize bir sey ifade etmiyor… (Sizin giremediginiz yerlerin yaninda bizim damsiz giremedigimiz yerler devede kulak kalir, yavrummmm).
6 - Kirmizi isikta yanimizdaki arabanin bizden önce çikmasi ya da bir aracin bizi sollamasi hiçbir sey demek degildir. ( Bizim için de çevremizdeki diger hemcinsimizin sahip oldugu mücevherat veya üzerindeki pahali giysi hiçbir sey demek degildir…)
7 - Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olasi kaslari belirginlestirecek diye bir zorunlulugumuz yok… Kas olacak diye de bir zorunlulugumuz yok hatta. (Selülitler olmayacak gibi bir zorunlulugunuz var ama. Yaaaa…)
8- Kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarindan sonuna kadar yararlanabiliriz… (Buna hiç bir itirazimiz yok. Lütfen aynen böyle devam edin…)
9 - Aşık oluyoruz… Korkmadan. (Biz robot muyuz len? Biz de oluyoz. Azicik ödümüz patliyor ama neden olanlar utansin…)
10 - Duygusal saçmaliklar adina kredi sahibiyiz… Çiçek ve çikolata istiyoruz…. (Istediginizin hepsi buysa sorun degil. Aliriz…Madlen mi olsun bitter mi?..)
11 - Evde, banyoda, kil- tüy dökmeyiz… (Hayiiiirrrrr…Yalaaaannnnnn…..Küvetteki, lavabodaki, yataktaki ve yemekteki saçlarin çogu size ait…)
12 - 50 yasindan önce hiçbir erkege seks için para ödemek zorunda degiliz. (Öderiz, ne olmus? Para bizim degil mi? Hem cinsellik için para saçmak, para için cinsellik saçmaktan daha makuldur… )
13 - 31 sayisi da bizim için digerleri gibi bir sayi. (Yalançiiii..Siz de yapiyosunuuuz…)
14 - Her sabah tras olmak zorunda degiliz. (Valla ben tras olmayi agda yaptirmaya tercih ederim sahsen…)
15 - Genellikle istedigimizi almamiz için söylememiz yeterlidir.. (Baska seyler de yapmaniz gerekiyor ama…)
16 - Ayakta kalmak (!) için 1,5 kaymakli künefe yememiz gerekmiyor.. (Ayakta kalabilmeniz (!) için 1,5 kaymakli künefeden vazgeçmeniz gerekiyor…)
17 - Bebeklik albümlerimiz sirtüstü ve çirilçiplak resimlerimizle dolu degil… (Yigidin mali meydandadir…)
18 - “Hadi amcalara göster pipini..” seklinde çocukluk anilarimiz olmaz…( Onu ilerleyen yillarda yapmak durumundasiniz ama…)
19 - Uçan tekmelerle birbirimizin agzini yüzünü kirdigimiz sporlar yapmiyoruz… (Vahsi bakislarla birbirinizin gözünü oydugunuz kiskançlik, haset, çekememe sporlariyla yeterince ugrasiyorsunuz…)
20 - Hayatimizda silaha yer yok. Hiç iki kadinin silahla oynarken birbirini vurdugunu duydunuz mu? (Giyim, kusam?… Hiç iki erkegin “aman tanrim benim elbisemin aynisindan giymis” diye mahvoldugunu duydunuz mu? Ayrica Ispanya’da bir istatistik yapmislar. Boga güreslerini seyretmeye gidenler agirlikli olarak kadinlarmis…)
21 - Horlamiyoruz…. ( Halt etmissiniz. Hatta hickirmiyor, gegirmiyor, sayiklamiyor ve hapsurmuyorsunuz da. Yoksa siz insan degil misiniz?..Size Afrodit diyebilir miyim? )
22 - Az bildigimiz bir sey üzerinde çok fazla konusabiliriz. (Yani çok konusup, hiçbir sey söylemezsiniz… Marifetmis gibi övünmezler mi bir de…)
23 - Birbirimize, beklenmedik yikici sonuçlar dogurabilecek esek sakalari yapma adetimiz yoktur. ( Cevrenizdeki diger hatunlar hakkinda senaryo dedikodular üretmek gibi bir adetiniz var ama…)
24 - Canimizin çektigi yemegi kendimiz pisirebiliriz. (Dardanel sagolsun, artik biz de yapabiliyoruz ayni seyi…Gerçi biraz pahaliya geliyo ama…)
25 - Kerizi parasindan ayirmada Allah vergisi bir yetenegimiz vardir. (Cidden böyle düsünüyorsaniz çok çok ayip. Hem kimin keriz oldugu en sonra ortaya cikiyor.).
26 - Sigaramizi yakacak birileri hep vardir… (Orgazm sigarasi, degil mi?…)
27 - Tükürmeyiz… (Kiritmayiz…)
28 - Sanat eserlerinin %90′i kadinlardan esinlenmistir. ( Sanat eserlerinin %90′i erkekler tarafindan gerçeklestirilmistir.)
29 - Çiglik atabiliyoruz… Sevinince, üzülünce, korkunca… ( Nara atabiliyoruz… Her zaman…)
30 - Uzaga iseme, uzaga tükürme, yüksek sesle gegirme gibi aptalca karizma krikolarimiz yok…. (Ortamin en güzeli olma, en zayifi olma, en pahali giyineni olma, en zengin kocayi bulma gibi krikolariniz var ama…)
31 - Askere gitmiyoruz.. (Hamile kalmiyoruz…)
32 - Mücevherler bizim… (O ne? Yenir mi? Icilir mi?…)
33 - Yagmurda semsiyesiz kalmayiz. (Kalsaniz ne olcak ki? Erimekten mi korkuyorsunuz? Yagmur altinda yürümenin zevkini bir yasasaniz halbuki…)
34 - Kol saatimizin ayni zamanda hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olmasi gerekmiyor. (Çantamizda ruj, allik, pudra, yedek çorap, islak mendil, vs. tasimamiz gerekmiyor..)
35 - Dogumgünü, evlilik yildönümü gibi özel günleri parmagimiza kirmizi iplik baglamadan da hatirlayabiliyoruz… (Ütüyü fiste, yemegi ocakta, arabanin anahtarini kontakta unutmuyoruz. Bunlar daha faydali…)
36 - “Kaaaave..”ye gitmiyoruz. ( Günlere ve evcilik oyunlarina gitmiyoruz…)
37 - Istemezsek hesap ödemeyebiliriz. (Afiyet olsun. Ama unutmayin ki yediklerinizin karsiligini er ya da geç bir sekilde ödetirler. Bu duruma düsmemek en iyisi degil mi?)
38 - Gece eve birakiliriz… ( Gece evde birakiriz…)
39 - Bulasik makinesini calistirmak icin mühendislik egitimi almamiz gerekmiyor. (Diger elektronik cihazlari kullanabilmeniz için gerekiyor ama…)
40 - Ortaliktaki alakasiz her türlü nesne ve sözcükten cinsel çagrisimlar çikarip günün yarisini seks düsünerek geçirmeyiz… (Valla geyik olsun diye yapiyoruz. Hem siz günün yarisini ayna karsisinda güzellesmeye çalisarak geçiriyorsunuz ama. Hangi amaçla?…)
41 - Kel olmuyoruz… ( Ama memeleriniz sarkiyooooo) .
42 - Para cüzdanimiz bir süre sonra kavisli ve yuvarlak bir sekil almiyor. (Bizim de çantamiz zamanla bavula dönüsmüyor..)
REJİMLER
Sosyalizm: Iki ineginiz varsa, birini komsuya verirsiniz.
Komunizm: Iki ineginiz varsa, devlet ikisini de alir size sut verir.
Fasizm: Iki ineginiz varsa, devlet ikisini de alir size sut satar.
Nazizm: Iki ineginiz varsa, devlet ikisini de alir sizi kursuna dizer.
Teokrasi: Iki ineginiz varsa, devlet ikisini de alir, siz sut duasina cikarsiniz.
Burokrasi: Iki ineginiz varsa, devlet ikisini de alir, birini oldurur, sutu satar, kovayi da devirir.
Demokrasi: Iki ineginiz varsa, ikisi de greve girer.
Ve TÜRKİYE
Turkiye 1: Iki ineginiz varsa ikisini de satar, parayi repoya yatirirsiniz. Gelen faizle de supermarketten pastorize sut alirsiniz…
Turkiye 2: Devlet memurusunuzdur, haliyle ineginiz yoktur… Hep inek alma hayaliyle calisirsiniz. Emekli ikramiyenizle, parasini repoya yatirmak uzere ineklerini satan birinin ineklerinden ancak birisini satin alabilirsiniz. Inek bir ay sonra olur…..
Turkiye 3: Devlet memurusunuzdur, haliyle ineginiz yoktur… Hep inek alma hayaliyle calisirsiniz. Emekli ikramiyenizle, parasini repoya yatirmak uzere ineklerini satan birinin ineklerinden ancak birisini alabilirsiniz. Siz inegin sutunu satarak bi inek daha almak icin yirtinirken, parasini ona katlayan reposever, sut ciftligi kurar. Ve ineginizi yari fiyatina satin almak ister. Siz satmazsiniz. Ineginizi bir bacagindan vurdurur. Ineginizden sosis yapar….
Turkiye 4: Devlet memurusunuzdur, haliyle ineginiz yoktur… Hep inek alma hayaliyle calisirsiniz. Emekli ikramiyenizle, parasini repoya yatirmak uzere ineklerini satan birinin ineklerinden ancak birisini satin alabilirsiniz. Siz inegin sutunu satarak bi inek daha almak icin yirtinirken, parasini ona katlayan reposever, sut ciftligi kurar. Ineginizi yari fiyatina satin almak ister. Siz satmazsiniz. Ineginizi bir bacagindan vurdurur. Reha Muhtar sizi ve topal ineginizi 3 gun birer saat haber yapar. Siz gazinolarda kahtali mici ile sarki soyler, kose olur, kazandiginiz paralarla inek alirsiniz, topal inek de reposeverin bogazina kacar….
- Elazig’in Maden ilçesinde magarada oturan bir vatandas, asiri sicaklardan bunalarak klima almis. Magarada elektrik bulunmamasi nedeniyle disardan kaçak elektrik çekmis. Yetersiz olan elektrik klimanin performansini bozunca tüketici, klimanin randimani düsük diye sikâyette bulunmus.
DÜŞÜNDÜRECEK BİR OLAY
Jack yavaslamadan once Takometreye bakti: Hiz limitinin 50 oldugu yerde 73 ile gidiyordu ve son dort ay icerisinde dorduncu defa polis tarafindan
durduruluyordu. Bir insan nasil bu kadar sanssiz olabilirdi?
Jack arabasini saga cekti. “Insallah su anda yanimizdan daha hizli bir araba gecer” diye dusunuyordu.
Polis elinde kalin bir not defteri ile arabadan indi.
Bob? Bu Polis Kiliseden Bob degilmi?
Jack iyice arabasinin koltuguna sindi. Bu durum bir cezadan daha kotuydu.
Kiliseden tanidigi bir Polis, arkadas olduguna bakmaksizin birini durduruyordu. Hem de hizli gidip, trafik kurallarini ihlal ettigi icin.
“Merhaba Bob. Birbirimizi yeniden boyle gormemiz cok ilginc”
“Merhaba Jack” Bob gulumsemiyordu.
“Beni, karimi ve cocuklarimi gormek icin eve giderken yakaladin”
“Evet oyle” Bob umursamaz gorunuyordu.
“Son gunler eve hep cok gec geldim. Cocuklarim beni uzun suredir hic gormedi. Ayrica Diana bana bu aksam Patates ve biftek yiyecegimizi soyledi. Ne demek istedigimi anliyormusun?”
“Evet ne demek istedigini anliyorum. Ayrica trafik kurallarini ihlal ettiginide biliyorum.” diye cevapladi Bob.
“Eyvah! Bu taktik fazla ise yaramayacak gibi. Taktik degistirmek gerekli” diye dusundu Jack “Beni kac ile giderken yakaladin?”
“Yetmis. Lutfen arabana girermisin?” dedi Bob.
“Ah Bob,bekle bir dakika lütfen. Seni gordugum anda Takometreye baktim. Sadece 65 ile gidiyordum.”
“Lutfen Jack, arabana gir” diye usteledi Bob.
Jack cani sikkin bir sekilde arabasina girdi, kapiyi carparak kapatti. Bob not defterine bir seyler yaziyordu.
“Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatini istemiyorki” diye dusundu Jack.
Ne olursa olsun, bundan sonra kilisede bu adamin yanina oturmaktansa, birkac Pazar Jack kiliseye gitmeyecekti.
Bob kapiyi tiklatiyordu. Jack arabasinin penceresini 5 cm kadar acti.
Bob Jack’a bir kagit verdi ve gitti.
“Ceza degil bu” diye kendi kendine soylendi Jack. Bir anda sevinmisti. Bu bir yaziydi ve kagitta sunlar yaziyordu:
“Sevgili Jack, benim bir kizim vardi. Alti yasindayken cok hizli araba kullanan biri tarafindan olduruldu. Bu kazadan dolayi, adam cezalandirildi. 3 ay hapishane cezasiydi bu. Bu adam hapishaneden cikinca kendi cocuklarina sarilip, opup, onlari tekrar koklayabildi.
Ama ben… Ben kizimi tekrar koklayabilip, opebilmek icin, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor. Bin defa adami affetmeye calistim. Bin kerede basardigimi zannettim. Belki basarmisimdir, ama hala kizimi dusunuyorum. Lutfen benim icin dua et ve dikkat et Jack, tek bir oglum kaldi.”
Jack 15 dakika kadar bir sure yerinden kipirdayamadi. Daha sonra kendine gelip, yavas yavas evine gitti. Evine varinca, cocuklarina ve karisina sikica sarildi.
Hayat cok degerli, surekli dikkat et. Dikkatli araba kullan ve baskalarinin hakkina saygi goster. Hicbir zaman unutma, istedigin kadar araba satin alabilirsin, ama insan hayatini…
GERÇEK TANIMLARI
Diyet Kola: Markete gidip satin aldiginiz ve yaninda da külliyatli miktarda cips ve çikolata tükettiginiz içecek.
Aptal: Polis ‘Kenara çek!’ uyarisinda bulundugunda, kadinin tamamen bilinçli olarak dönüstügü hal.
Cocuk dogurmak: Kadinin 36 saat boyunca sancilarla bogusup, kasildigi, ikindigi sikindigi ve erkegin de onun elini tutup “Nefes al, it! Tamam iste bu benim karim!” dedigi biyolojik olay.
Sonsuzluk: Bir futbol maçinin son iki dakikasi.
Barbekü: Kadinin alisverisi yaptigi, kivircigi yikadigi, domatesleri dogradigi, soganlari kiydigi, eti hazirladigi, her yeri temizledigi ve erkegin ‘yemegi hazirladigi’ mangal partisi.
Sugeçirmez Rimel: Agladiginizda, dusta, ya da yüzerken akan ama, temizlemeye çalistiginizda bir türlü çikmayan kirpik boyasi.
Egzersiz: Bir alisveris merkezinde, bir seyler satin alarak dinlenip ara verdiginiz, bir asagi bir yukari yürüme durumu.
Tartisma: Kadinin hakli, erkeginse henüz bunu anlayamadigi münakasa.
Kuaför: Asla bir daha aynisini yapamayacaginiz sekilde bir tarz yaratabilen kimse. (Bkz. Büyücü)
Ruj: Agzinizin ve dudaklarinizin güzelligini gözler önüne sermek için kullandiginiz ve erkegin gömlek yakasinda serseriligini gözler önüne sermek için kullandigi dudak boyasi.
Sevgililer Günü: Mum isiginda yemek, elmaslar ve romantizm hayal edip, sansliysaniz bir kart aldiginiz gün.
Sarisin esprileri: Erkeklerin anlayabilmesi için kisa olarak üretilmis gülmece konusu.
Ömür törpüsü: Defalarca birilerine çöpü disari çikarmalarini söyleyip, sonunda kendinizin çikarmasi durumu.
<--adsense#a-->

0 Yorum to “Komik Haberler (4)”
Please Wait
Sen Ne Dersin?